Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçirilen süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespitini; borçlanma bedelinin, borçlanma talep tarihindeki prim tutarları üzerinden belirlenmesini; Alman Rant Sigortasına giriş olan 03.10.1980 tarihinin, Türkiye’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigorta başlangıcı olarak kabulünü ve 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılacak borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/I-a maddesi kapsamında yapılması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, 18 yaşın ikmalinden sonra yurt dışında Türk Vatandaşlığında geçen sürelerin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılabileceğinin tespitine,... Sigortasına giriş olan 03.10.1980 tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulüne; borçlanma bedelinin, hükmün kesinleşmesi sonrası yeniden yapılacak başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanca göre saptanmasına karar verirken; yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmadığı için,yapılacak borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde olacağından, 4/1-a maddesine yönelik davacı istemlerinin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
İnceleme konusu olayda; yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan ve 03.10.1980 tarihi itibarıyla Alman rant sigortasına giriş yapan 03.10.1962 doğumlu davacı, 10.05.2012 günlü borçlanma başvurusu, borçlanma başvuru tarihi itibarıyla Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
a) 3201 sayılı Yasanın “Döviz ile değerlendirme” başlıklı 4.Maddesi “Sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı bir dolardır. Dövizin cinsi ve miktarı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilir. Değişen miktar, tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanır….” Hükmünü; aynı yasanın geçici 2.Maddesinin ikinci fıkrası ise “Ancak, 4 üncü madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilen borç miktarı, ödeme tarihindeki doların Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesap ve tahsil edilir.” Hükmünü içermekte iken; anılan geçici 2.madde, 5510 sayılı Yasanın 106.maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı gibi; aynı yasanın 4.maddesi de, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı yasanın 79.maddesiyle değişikliğe uğramıştır.
5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4.maddesi ise, “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir…” hükmünü içermekte olup; anılan madde içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmalarda, borçlanma tutarının belirlenmesindeki “ödeme tarihi” kıstası, “borçlanma başvuru tarihi” olarak değişikliğe uğramıştır.
Şu halde, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, borçlanma başvuru tarihi olan 10.05.2012 gününde geçerli asgari prime esas kazanç üzerinden hesaplanarak saptanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, hükmün kesinleşmesi sonrası yeniden yapılacak borçlanma başvuru tarihi esas alınarak tespit hükmü kurulması isabetli görülmemiştir.
b)Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında aktedilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür.
Ancak, anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, ... sigortasına giriş olan 03.10.1980 tarihini de içerecek şekilde, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere ve 10.05.2012 günlü borçlanma
başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanç tutarı üzerinden belirlenecek borçlanma bedeli ile yurt dışı borçlanması sağlanmalı, borçlanmanın varlığı halinde sigorta başlangıcına hükmedilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy