Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Bozma öncesi alınan ve biri ...’den diğeri ...’den düzenlenen iki ayrı kusur raporunda %100 oranında kaçınılmazlık öngörülmesi karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, bozma sonrası alınan kusur raporuyla, celp edilen ceza dosyasına dayanak kılınan kusur raporlarının da bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarını teyit etmesi karşısında, mahkemece, bozma öncesi olduğu gibi, bozma sonrası yapılan yargılama süreci sonunda da davanın reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, eldeki dava ile, hak sahibi eşe bağlanan gelir ve ödenen cenaze giderinden şimdilik 100 TL istenmiş olup, bu tutara ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 12/2. maddesi gözetilmeksizin davalı lehine 1.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 8. Satırında yer alan “1.200,00” rakamlarının silinerek, yerine, “100” rakamlarının yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA, 16.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.