.....
Dava, 5510 sayılı Kanunun 41. Maddesine göre doğum borçlanması yapabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
2925 sayılı Kanun kapsamında 01.01.1985 tarihinde başlayan; 506 sayılı Kanun kapsamında ise 03.10.1992 tarihinde başlayan hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılıkları olan davacının, 14.10.1985, 07.02.1990 (ölümü 08.02.1990), 21.08.1991 ve 25.05.1993 (ölümü 04.06.1993) tarihinde doğan çocuklarının bulunduğu; 20.06.2012 tarihinde 530 gün için doğum borçlanması talebinin, doğum öncesinde 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı tescilinin bulunmadığı gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiği; Davacının, 2925 sayılı Kanun kapsamında olanların da doğum borçlanması yapabileceğinin tespitine ilişkin isteğinin, Mahkemece, 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanların doğum borçlanması yapamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
5510 sayılı Kanunun, "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı, 41/1-a maddesinde;
"Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların; Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri,... kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır..." hükmü düzenlenmiştir.
./..
-2-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, doğum tarihinden önce 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigorta tescili bulunmayıp, 2925 sayılı Kanuna göre sigortalılığı bulunan davacının, 5510 sayılı Kanunun 41/1-a maddesi gereğince doğum borçlanması yapıp-yapamayacağına ilişkindir.
5510 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ….. kabul edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştırılanların sigortalılığı düzenlenmiş olup; yerleşik içtihat ve öğretide kabul edildiği gibi, 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların çalışmalarının da hizmet sözleşmesine dayalıdır.
Kanundaki düzenlemeler gözetildiğinde, amacın, hizmet sözleşmesine dayalı çalışmaları nedeniyle sigortalı olan kadınların, sigortalı olarak tescil edildikten sonraki doğumları nedeniyle borçlanabilecekleri anlaşılmakta olup; doğum öncesinde 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescili bulunan davacının da, doğum borçlanması yapabileceği kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, aksinin düşünce ile, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 05.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy