Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Kanun hükümleri gereğince sigortalılık sürelerinin ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yalnızca tahsis istemi hüküm altına alınmıştır.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilga eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesinde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın hüküm olduğu belirtildikten sonra 297. maddesinde hükmün kapsadığı hususlar sıralanarak, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiştir. Anlaşılacağı üzere söz konusu düzenlemeler, yargıda netlik ve açıklık ilkesine uygun olarak kamu düzeni ve barışının sağlanmasını amaçlamaktadır. Ayrıca belirtilmelidir ki, ilk derece mahkemesince verilen karar, aleyhine temyiz yoluna başvurulması üzerine yasal denetim görevini yerine getiren Yargıtay tarafından bozulması ile ortadan kalktığından, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davadaki tüm istemler ve taraflar hakkında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmeye elverişli yeni hüküm oluşturulması gerekmekte olup, bu anlamda bozulan karara yollamada bulunularak hüküm kurulamayacağı açıktır. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davadaki bütün istemler yönünden, anılan düzenlemelere uygun hüküm oluşturulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, sigortalılık sürelerine ilişkin olarak kurulan önceki hükmün bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle, anılan talep hakkında yerine getirilmeye elverişli karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün; (1) numaralı bendinde yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine “Davacının 31.12.1988 – 31.08.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine,” sözcüklerinin yazılmasına, (2) numaralı bendinde yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine “Davacıya 01.01.2009 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” sözcüklerinin yazılmasına, birinci paragrafında yer alan “Emeklilik talebine ilişkin Davanın kabulü ile;” sözcüklerinin çıkartılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.