Mahkemesi :İş Mahkemesi
İstem; ... Başkanlığı tarafından açılan dava yönünden yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte geri alınmasına, hak sahibince açılan dava bakımından ise ölüm aylıklarının kesilmesi yönündeki işlemin iptali, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, aylığın yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkindir.
Mahkemece, Kurumun açtığı dava reddedilip, hak sahibince açılan davada istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Hükmün, Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 2002 yılında kesinleşen hak sahibi kız çocuğuna, 1987 yılında yaşamını yitiren iştirakçi babası üzerinden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bağlanan ölüm (yetim) aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle Kurumca 2011 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen işlemle 01.11.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 01.11.2008 – 31.12.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı ... Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
İnceleme konusu davaya ilişkin olarak ise hak sahibi ile boşandığı eşinin fiili beraberliğinin ortaya konulmasında yargılamada ortaya çıkan çelişki ve belirsizliğin giderilmesi için; ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden hak sahibinin 25.09.2009 tarihine kadar kayıtlı olduğu yerleşim yeri/yerleri saptanmalı, bu yerlerle birlikte Kültür Mahallesi, Hamidiye Mahallesi, Hacı Abdi Mahallesi yönünden geniş kapsamlı ve dava konusu döneme ilişkin olarak Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılmalı, 2004 yılından itibaren görev yapan anılan mahalleler muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu’nca alınan beyanları Kurum işlemine dayanak kılınan ... ve ... dinlenmeli, Kurumca gerçekleştirilen denetim aşamasında ifadesi alınan hak sahibinin 27.01.2011 tarihli anlatımı değerlendirilmeli, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy