Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, ödeme emirlerinin iptalini ve davalı Kuruma borcu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, dava dışı ... Nakliye Ambar A.Ş.'nin 2008/2 - 2009/3. dönem prim borcunun 506 sayılı Yasanın 80.maddesi ve 6183 sayılı Yasaya göre tahsili amacıyla başlatılan 2009/11109 sayılı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptali, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü itiraz nedenlerinin 6183 sayılı Kanunun 58.maddesinde belirtilen sınırlı itiraz nedenleri arasında yer almadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü itiraz nedenlerinin 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz nedenleri arasında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, ”Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir” denilmektedir. O halde davacının itiraz nedenleri “borcu olmadığı”, “kısmen ödediği” veya “ borcun zamanaşımına uğramış olduğu” şeklinde olabilir.
Eldeki davada, dava dilekçesi incelendiğinde; davacının itirazlarının “ dava dışı şirketin ortağı, üst düzey yöneticisi veya yetkilisi olmadığı; kendisinin borçlu gösterilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı zira kendisinin söz konusu borçtan dolayı bir sorumluluğu bulunmadığı” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda izah edilen açıklamalar ışığında, davacının itirazlarının 58. maddede yer alan “borçlu olmadığı” itirazı kapsamında değerlendirilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar
Full & Egal Universal Law Academy