Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan ... Genel Müdürlüğününün ikametgâh ve faaliyet alanının ... olduğu bu nedenle genel yetki kuralları gereğince davalının ikametgahında yapılması gerektiğinden, ... İş Mahkemesi'nde açılması gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle istemin isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı ...'in temyizi incelendiğinde;
Hüküm İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Somut olayda; hüküm davalıya 04.02.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, temyiz ise 15.02.2013 tarihinde vuku bulmuştur. Bu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden 01.06.1990 gün ve 1989/2 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak davalının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2-Davacı Kurum vekilinin temyizine gelince;
Dava, 24.12.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan ödeme ve harcamalardan oluşan sosyal sigorta yardımlarının, davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 26.maddesidir
506 sayılı Kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda; anılan kanunda genel bir hüküm bulunmaması nedeniyle yetkili mahkeme, genel hükümlerine göre belirlenmelidir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 15'nci maddesinde de "bu kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı" hükmü öngörülmüştür.
Bu çerçevede; 6100 sayıl Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 6. maddesi (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9'uncu maddesi) uyarınca ilke olarak bir dava, davalının ikametgâhı mahkemesinde açılabileceği gibi, 6100 sayıl Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 16. maddesi(mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21'inci maddesi) uyarınca davacıya tanınan seçimlik hak kapsamında haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Somut olayda, iş kazası, haksız fiil niteliğindedir. Söz konusu haksız fiil Kemah ilçesinde meydana gelmiş ve davacı Kurum seçimlik hakkını kullanarak davayı Kemah Mahkemelerinde açmıştır. Davalının ikametgâhının ... olması davacıya ait seçimlik hakkı ve dolayısıyla Kemah İş Mahkemesinin yetkisini kaldırmayacağından; mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.