Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen borçlanmaya esas sürelerden istenilen kadarının 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılabileceğinin tespiti, ... sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi ve aksi kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 20.09.2002 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden 14.08.1962 doğumlu davacı, 22.11.2012 günlü dilekçesiyle, Almanya’da geçen 18 yaşın ikmal edildiği 14.08.1980 tarihi sonrası yurt dışı sürelerini 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmak istemiş; ancak, borçlanma talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle borçlanma başvurusunun reddi üzerine eldeki bu dava açılmıştır.
Davacı, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen borçlanmaya esas sürelerden istenilen kadarını 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini, Alman rant sigortasına giriş olan 01.08.1979 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini ve aksi kurum işlemlerinin de iptalini istemiştir.
Mahkeme, 18 yaşın ikmalinden önceki yurt dışı sürelerinin borçlanmaya konu yapılamayacağından bahisle davanın reddine karar vermiştir.
1-Doğumla Türk vatandaşı olup, izinle Türk vatandaşlığından çıkan kişilerin, Türk vatandaşlığından izinle çıkmadan önce yurtdışında gerçekleşen yasa kapsamındaki sürelere ilişkin borçlanma hakkı, Türk Vatandaşlık Kanunu ile kazanılmış bir hak sayılarak, anılan sürelere yönelik borçlanma taleplerinin, borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma hali dikkate alınmaksızın kabulü gerekeceğinden; davacının, 18 yaşını ikmal ettiği 14.08.1980 tarihi ile, izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybettiği 20.09.2002 tarihine kadarki 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurt dışı sürelerini borçlanabilmesi mümkün olup,buna yönelik davacı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
2-Sigorta başlangıcına ilişkin davacı istemine gelince;
Davacı, 01.08.1979 tarihi itibarıyla... sigortasına girdiğini beyanla, Uluslararası sözleşme hükmüne dayalı olarak, anılan tarihin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, sigorta başlangıcı konusunda bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın istemin reddine karar verilmiş ise; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan
“malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi “Türk Sosyal Sigorta Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:
…
(4) Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir ...sigortasına girmiş bulunması halinde,... Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü öngörmüştür.
Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.
İnceleme konusu somut olayda, dava dosyası içerisinde yer alan tercümeli Alman sigorta kurumuna ait sigorta cetvelinde, isteme konu yapılan ve rant sigortasına giriş olarak öngörülen 01.08.1979 tarihini de içeren 01.08.1979-30.06.1981 tarihleri arası dönemde “Pflichtbeitragszeit berufliche Ausbildung (Meslek eğitimi için zorunlu prim süresinin) kayıtlı bulunması karşısında; anılan sigorta hesabındaki kayıtlı sürelerin , yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından ... sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, rant sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki rant sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kuşkusuz,, yaplacak araştırma neticesi 18 yaşın ikmal edildiği 14.08.1980 tarihinden önce Alman rant sigortasına giriş yapıldığının tespiti halinde, Türkeye’deki sigorta başlangıcı 18 yaşın ikmal edildiği 14.08.1980 tarihi olarak alınması gerekecektir.
Öte yandan, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte rant sigortasına giriş tarihi belirlendikten sonra; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, belirlenen ...sigortasına giriş tarihini de içerecek şekilde ve 22.11.2012 borçlanma talep tarihinde ki şartlar çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde
olmak üzere, usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy