Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddeleri gereğince davalılardan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 9, 10, 26 ve 87. maddeleri olup, davada öncelikle halledilmesi gereken sorun, iş kazasına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran ... ile dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile, asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır. 506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile, asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise; asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. Mahkemece, öncelikle yukarıda belirtilen maddi ve hukuki esaslar çerçevesinde, ölen sigortalı ve dava dışı ...’nun sigorta sicil dosyaları celp edilerek, iş kazası tarihinde ve öncesinde anılan kişilerin hangi işverenler yanından Kurum kayıtlarına geçen çalışmalarının bulunduğu belirlenerek, dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. ile aralarında hizmet akdine dayalı ilişkinin varlığı tespit edilmeli, ceza davasında ve yargılama aşamasında beyanlarına başvurulan kişilerin ifadeleri de gözetilerek, dava dışı ... İnş. Ltd. Şti.nin, davaya konu iş kazasının meydana geldiği iş yerinde başkaca işçi çalıştırıp çalıştırmadığı araştırılarak, taraflar arasındaki asıl işveren ve taşeron ilişkisi irdelenerek, varılacak sonuca göre, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2-Kabule göre de; 506 sayılı Yasanın 9 ve 10. maddesi çerçevesinde davalının sorumluluğu belirlenirken, işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, hesaplanacak maddi tazminat miktarından, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, işveren %100 kusurlu kabul edilerek, anılan kusur oranından sigortalının kusurunun %50’si yanında ... İnş. Ltd. Ş ait kusur oranı da düşülerek davalının sorumluluğunun belirlenmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
0 halde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy