Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1)Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm, 13.10.2010 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, temyiz ise, 27.10.2010 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre, davada, 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
O halde, 01.06.1990 gün ve ... Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak, temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine ilişkin 13.10.2010 tarihli temyiz ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2)Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Dava, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, ./...
-2-
bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, davacının makina operatörü olarak 10.10.2003-31.12.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını beyan ettiği, 2008/10 aydan itibaren bildiriminin ... San Tic Ltd şirketinden yapıldığını belirterek, eksik bildirilen hizmetinin tespitini talep ettiği, hizmet cetvelinin tetkikinden ... Tic Ltd şirketinden 20.10.2008-15.12.2008 tarihleri arasında bildiriminin , ... Makina İmalat Kimya San Tic AŞ'den ise 08.08.2006-19.10.2008 tarihleri arasında kısmi bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya mübrez imzalı transfer belgesinde ise; davacının 08.08.2006-19.10.2008 tarihleri arasında ... Makina İmalat Kimya San Tic AŞ'de çalıştığının ve 2008/10. ayda .... San Tic Ltd şirketine tranfer olduğunun belirtildiği, Mahkemece davacının imza inkarında bulunmadığı belirtilerek, davacının...Makina İmalat Kimya San Tic AŞ nezdinde geçen ve eksik bildirilen 60 günlük sürenin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının imza inkarında bulunmadığı gerekçesiyle imzalı transfer belgesinde yer alan süre dışında çalışmasının bulunmadığının kabulüne karar verilmişse de, verilen hüküm eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında, güçlü delil olmaları itibariyle, sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi, kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Mahkemece, yapılması gereken işöncelikle transfer belgesinde yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda beyanını almak, ihtilaflı dönemin tamamında bildirimi ve çalışması bulunan yeni bordro tanıkları dinlenerek davacının çalışmasının hiç bir kuşku ve teredüte yer vermeyecek şekilde tespit etmek bordro
tanıklarının ifadeleri ile yetinilmemesi, yada bordro tanıklarının adresine ulaşılamaması durumunda zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip, komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan .... Tic. Ltd. Şti. ve Arsan Makine İmalat Kimya San. Tic. A.Ş.'ye iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.