Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ölüm aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanıp ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, davacı kız çocuğuna, 07.08.1989 tarihinde vefat eden SSK emeklisi babasından dolayı 15.08.1989 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanıp 17.01.2005 tarihine kadar ödeme yapıldığı, diğer taraftan, 01.05.1979-1985/2. dönem arası 1711 gün zorunlu SSK, 01.10.1987-30.04.1999 arası dönemde ise 4168 gün isteğe bağlı SSK primi bulunan davacıya 01.06.1999 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca, yaşlılık aylığı nedeniyle ölüm aylığı iptal edilip, 19.06.1999-17.01.2005 arası dönemde ödenen 12.452 TL ölüm aylığının icra yoluyla tahsilinin talep edildiği, itiraz üzerine, ... 1. İş Mahkemesinin 2007/378 esasında açılan itirazın iptali davasında ise; ilgili mahkemece, ölüm aylığı sonrası zorunlu çalışmanın bulunmadığı, öncesindeki zorunlu SSK’lı hizmetlerin ise yaşlılık aylığı bağlamaya yeterli olmayıp tahsis koşullarının isteğe bağlı primlerle gerçekleştiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve hükmün onanarak kesinleştiği, eldeki dava ile yukarıdaki dosyaya dayanılarak ölüm aylığının 17.01.2005 tarihinden itibaren yeniden bağlanıp dava tarihi olan 28.02.2011 tarihine kadar birikmiş olan ölüm aylıkları toplamı 32.981,29 TL’nin ödeme tarihlerinden yasal faizi ile tahsilinin talep edildiği, mahkemece; Kurumun aylık kesme işleminin yerinde olmadığının kesinleşen delil dosyasıyla sabit olduğu ve bu nedenle kesilen aylıkların yeniden bağlanması gerektiği gerekçe gösterilerek aylıkların kesildiği tarih olan 17.01.2005 tarihinden başlayarak ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğine ve toplam tutarın talep gibi olduğuna hükmedildiği anlaşılmaktadır.
29.07.2003 tarih 4958 sayılı Yasanın 35. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasanın 68/VI. maddesi, “...sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına, tabii işlerde çalışmaya buralardan gelir ve aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden devre başından itibaren kesilir...” hükmünü içermektedir. Onanarak kesinleşen ... 1. İş Mahkemesinin ... Esas 2008/563 Karar sayılı ilâmı sadece 19.06.1999-17.01.2005 arası dönem bakımından taraflar arasında kesin hüküm etkisine sahip olup, 17.01.2005 sonrası dönem yönünden kesin hüküm niteliği taşımayacağı tartışmasızdır. Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 68/VI. Maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak, 17.01.2005 tarihinde kesilen aylıkların yeniden bağlanamayacağı ve delil dosyasının 17.01.2005 sonrası dönem bakımından kesin hüküm niteliği taşımayacağı gözetilmeksizin yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Kabule göre de, karar yerinde, ölüm aylığı yerine yaşlılık aylığı ibaresine yer verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy