Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
1-Hüküm, 28.01.2013 tarihinde davacı kurum avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, ekinde Sosyal Güvenlik İl Müdür vekilinin 05.04.2013 tarihli olur yazısını içeren belge ile 08.04.2013 tarihinde temyiz isteğinden feragat ettiklerinin bildirilmiş olması karşısında, davacı kurum avukatının temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle REDDİNE,
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2007 tarih ve 2007/131 Esas ve 2007/270 Karar sayılı kararında; sanığın (davalının) silahla kasten yaralama suçunu sigortalıdan kaynaklanan haksız tahrik altında işlediğinden bahisle cezasından 5237 sayılı Yasanın 29. maddesi uyarınca indirim yapılmış, anılan karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
5237 sayılı Yasanın 29. maddesi haksız tahrik indirimini düzenlemiş olup; anılan madde “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” hükmünü içermektedir.
Kurumun rücu hakkının, kanundan doğan kendine özgü ve bağımsız rücu hakkı niteliğinde olması nedeniyle, tahrik indirim hadlerinin Türk Ceza Yasasının 29. maddede, 1/4 ile 3/4 arasında olduğu, ceza dosyasında 1/4 tahrik indirimi yapıldığı gözetilerek, rücu çerçevesinde ¼ oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine; “1-)davanın kısmen kabulü ile, 1.662,00 TL’nin sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)113,53TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-)Davacı kurum tarafından yapılan toplam 219,50TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranına göre, 164,63 TL’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 440,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının talep halinde ilgilisine iadesine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy