Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 10.07.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ile yersiz ödediği primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacıya 01.04.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, yaşlılık aylığı tahsis tarihi sonrasında ödenen primlerin iadesinde, davacının, tahsis sonrasında devam eden 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalığının varlığı karşısında, anılan primlerden, 1479 sayılı Yasanın Ek 20. maddesinin “Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, ... yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında ... güvenlik destek primi kesilir” hükmü gözetilerek, ... güvenlik destek primi kesintisi yapılarak, iade edilecek prim tutarı belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy