......
Dava, davacının 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6111 sayılı Yasa kapsamında 30.05.2011 tarihli talebi üzerine prim borçlarını yapılandıran davacının Kurumca bildirilen borç tutarını 29.07.2011 tarihinde ödemesi sonrasında aynı tarih itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunduğu, Kurumun tahsis talebi sonrası 241,00 TL. daha prim borcu tahakkuk ettirmesi nedeni ile bu borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren davacıya yaşlılık aylığı tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
Anılan prim borcunun Kurumun yapılandırma kapsamında ödenmesi gereken prim borcu tutarını hatalı belirlemesinden kaynaklandığı, az miktardaki prim borcunun Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu, bu haliyle davacıya 29.07.2011 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı tahsisinin gerektiği, aksinin kabulünün Medeni Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralları ve sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy