Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, iş kazası sonucu sigortalılara yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabulüne, davalıların borcu 6111 sayılı kanun’dan yararlanarak ödemelerine karar verilmiştir.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun “Diğer alacaklar ve çeşitli hükümler” başlıklı 17 nci maddesinin 26 numaralı bendinde, “İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 506 sayılı Kanunun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 5434 sayılı Kanunun mülga 129 uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Kanunun, Resmi Gazetede yayın tarihinde yürürlüğe giren başvuru ve ödeme süresi ile şekli başlıklı, 18.
maddesine göre, Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların; Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar (30.04.2011 tarihine kadar) ilgili idareye başvuruda bulunmaları gerekir. Başvuru süresi, 30.04.2011 tarih ve 27920 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 2011/1713 sayılı Kararı ile 1 ay süreyle (31.05.2011 tarihine kadar) uzatılmıştır.
Somut olayda, davalının, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için süresinde Kurum’a başvurusunun bulunup-bulunmadığı araştırılmalı; 07.06.2011 tarihli duruşmada yapılan 6111 sayılı Kanundan yararlanmaya ilişkin beyanın başvuru süresinden sonra olacağı, salt bu beyan ile anılan Kanundan yararlanılamıyacağı gözetilerek, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy