.....
Dava, davacının 1987 yılındaki kısa süreli .... sigortalılığı hariç 01.01.1986 tarihinden itibaren ..... sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.07.2009 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olup, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasanın Geçici 7. maddesi gereğince, mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği yapılan inceleme sonucu;
Davacının, 01.01.1986 tarihinde muhtarlık kaydına dayalı olarak tescil edildiği, 02.04.1987 – 17.06.1987 tarihleri arasında 75 günlük zorunlu sigortalılığı nedeniyle ..... sigortalılığının 01.04.1987 tarihi itibarıyla sona erdirildiği, teslim ettiği üründen prim tevkifatı yapılması nedeniyle tekrar 01.09.1994 tarihi itibarıyla tescil edildiği ve Kurumca 01.01.1986 – 01.04.1987, 01.09.1994– 31.12.1994, 01.09.1996 – 31.12.1996 ve 01.09.1997 – 10.06.2009 tarihleri arasında 13 yıl, 8 ay, 29 gün ...... sigortalısı olarak kabul edildiği, davacının; kısa süreli ..... sigortalılığı hariç 01.01.1986 tarihinden itibaren ....sigortalısı olduğunun tespiti ile tahsis talep tarihini takip eden 01.07.2009 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini ister vaziyette dava açmış olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; tevkifatın ve meslek kuruluş kaydının bulunmadığı 18.06.1987 – 30.08.1994, 01.01.1995 – 31.08.1996 ve 01.01.1997 – 31.08.1997 tarihleri arasında ..... sigortalısı olup olmadığının ve giderek tahsis koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
./...
-2-
Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar için 2926 sayılı Kanunun 36. maddesi, “... Kurumun prim alacakları Bakanlar Kurulu Kararları ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir” şeklinde bir düzenleme getirdiğinden, bu kural uyarınca daval.....tarafından davacının teslim ettiği haşhaş ürünü nedeniyle, 11.08.1994, 08.08.1996, 23.08.1997, 04.08.1999 ve 29.07.2008 tarihlerinde prim tevkifatı yapıldığı, Kurumca, zorunlu sigortalılık sonrası kesilen prim tevkifatı nedeniyle, tevkifatı takip eden aybaşından o yılın sonuna kadar .....sigortalısı kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2011/4249 Esas; 2011/7887 Karar sayılı ilamında; Mahkemenin, 01.09.1994 tarihinden sonraki uyuşmazlık konusu dönemler yönünden isteğin kabulüne karar vermiş olması yerinde ise de, prim ödemesinin ve meslek kuruluş kaydının bulunmadığı 18.06.1987 - 01.09.1994 tarihleri arasındaki dönem yönünden tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği konusunda yapılan araştırmanın yeterli olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde; davacının 01.01.1986-02.04.1987 tarihleri arasında .....sigortalılığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle, davacının, davalı Kurumca 01.01.1986-01.04.1987 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı kabul edilmekte olup, uyuşmazlık bulunmayan ve tespitinde hukuki yarar bulunmayan süre yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer taraftan, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; 01.09.1994 tarihinden sonraki uyuşmazlık konusu dönemler yönünden isteğin kabulüne karar verilmiş olması isabetli bulunmuştur.
Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. ......
-3-
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, 01.09.1994 sonrası dönem yönünden (Kurumca kabul edilen ve tespitinde hukuki yarar bulunmayan dönemler dışlanmak suretiyle) davanın kabulü gerekirken bu dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi de bozma sebebidir.
Uyuşmazlık konusu olan, 18.06.1987-01.09.1994 arası dönem yönünden ise; verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, belirtilen dönem yönünden önceki bozma kararı çerçevesinde araştırma yapılarak tarımsal faaliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın reddine, tarımsal faaliyetin varlığı anlaşılırsa hasıl olacak neticeye göre karar verilmelidir.
Diğer taraftan, yaşlılık aylığı talebi yönünden de olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 05.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy