Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun’un 79’uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup, herhangi bir hak kaybı veya yersiz sigortalılık süresi edinmeyi önlemek açısından taraflarca ileri sürülen tüm deliller celbedilmeli, gerektiğinde re’sen delil toplanmalıdır.
22.09.2000 – 12.12.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, sonrasındaki çalışmalara ilişkin yazılı belge bulunmadığı anlaşılan davacı, davalı işveren nezdinde Temmuz 2000 – Temmuz 2005 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini istemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin Mahkemenin 12.05.2008 gün ...sayılı kararı, davada taraf olmayan üçüncü kişi konumundaki Kooperatif hakkında hüküm kurulmuş olması ve beyanları hükme esas alınan tanıkların çalıştıkları dönem itibariyle kabule konu dönemdeki çalışmaya ilişkin bilgilere nasıl vakıf olduklarının belirlenemediği belirtilerek “...dosya kapsamındaki dönem bordrolarına göre uyuşmazlığa konu dönemde sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ve ihbar edilen Kooperatif çalışanları ile gerektiğinde kolluk vasıtasıyla saptanmak suretiyle aynı yörede komşu veya benzer işleri yapan işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişilerin re’sen bilgi ve görgülerine başvurulması...” gerekçeleriyle Dairemizin 08.12.2009 gün 14525 / 18242 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında dinlenen tanık ... “...davacının işveren yanında marangoz olarak çalıştığını bildiğini... hangi yıllar arasında ve kaç yıl çalıştığını bilmediğini...” beyan etmiş, kolluk tarafından ihbar
edilen Kooperatif çalışanlarının isimlerinin tespit edilemediğinin beyan edilmesi üzerine Mahkemece, bu defa davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; uyulan bozma ilamının gereği yetirilmediği gibi davacının yaptığı iş, kapsam ve süresi şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenememiştir. Bu nedenle; davalı Kurum tarafından ihbar edilen Kooperatife ilişkin gönderilen belgelerde sadece ortak ve yönetici isimleri bulunduğu nazara alınarak, anılan Kooperatifte çalışanları davalı Kuruma bildirilen dönem bordroları celbedilmek suretiyle belirlenip, aynı yörede komşu veya benzer işleri yapan işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişilerle birlikte re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.