Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının sigorta kayıtlarında yanlış olan adı ve doğum tarihinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılma sonucunda, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olay incellendiğinde; davacının 5456.33.04 nolu işyerinden verilen 25.10.1982 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinde yer alan “1960” doğum tarihinin “1959”, “Ayşe ” olan adının nüfus kaydına uygun olarak "... ” şeklinde düzeltilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Dairemizin ... Karar ve 11.10.2011 tarihli bozma ilamında özetle "Şu halde yapılması gereken iş; davalı Kurumdan, davacıdan başka İsmet kızı Alaşehir, 1960 doğumlu ... adında bir sigortalının bulunup bulunmadığı araştırılarak irdelenmeli, ... ... ilçe Nüfus Müdürlüğünden aynı yer ve hanede davacıdan başka İsmet kızı Alaşehir, 1960 doğumlu ... adında bir kişinin kaydının bulunup bulunmadığı usulünce araştırılarak belirlenmeli ve işe giriş bildirgesinin davacının iddia ettiği gibi, davacıya aidiyeti hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Mahkemece,en son davacı vekili olarak vekaletname sunan ve 07/12/2012 tarihinde beyanda bulunan davacı vekilinin davacının adının... Günsel değil, ... olduğunu bu şekilde karar verilmesini istediği ancak HMK nın 51.maddesine göre, dava açan ... nın, dava ehliyeti bulunmadığından, davayı açan kişinin ... olup, ... olmadığından, dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verildiği görülmüşse de, söz konusu karar isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece, nüfus kayıtlarındaki tashihin dayanağı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy