Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların ikametgâh ve faaliyet alanının Karamürsel olduğu bu nedenle genel yetki kuralları gereğince davanın davalının ikametgahında görülmesi, Karamürsel İş Mahkemesi'nde açılması gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle istemin isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 04.12.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödeme ve harcamalardan oluşan sosyal sigorta yardımlarının, davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21 ve 23. maddeleridir.
5510 sayılı Kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda; anılan kanunda genel bir hüküm bulunmaması nedeniyle yetkili mahkeme, genel hükümlerine göre belirlenmelidir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 15'nci maddesinde de "bu kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı" hükmü öngörülmüştür.
Bu çerçevede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 6. maddesi (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9'uncu maddesi) uyarınca ilke olarak bir dava, davalının ikametgâhı mahkemesinde açılabileceği gibi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 16. maddesi(mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21'inci maddesi) uyarınca davacıya tanınan seçimlik hak kapsamında haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Somut olayda, iş kazası, haksız fiil niteliğindedir. Söz konusu haksız fiil Devrekani'de meydana gelmiş ve davacı Kurum seçimlik hakkını kullanarak davayı Devrekani Mahkemelerinde açmıştır. Davalıların ikametgâhının Karamürsel olması davacıya ait seçimlik hakkı ve dolayısıyla Devrekani İş Mahkemesinin yetkisini kaldırmayacağından; mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy