Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıç tarihinin 1995 yılı başı olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, sigorta başlangıç tarihinin 10.07.1995 olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyada, ....... İşyerinden verilen dönem bordrolarında ... adına 10.07.1995 başlangıç tarihli 60 gün, 30.09.1995 başlangıç tarihli 15 gün çalışmanın bildirildiği görülmektedir. Davacı bu çalışmaların kendisine ait olduğunu iddia ederek sigorta başlangıcı talep etmektedir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında, gerçeğin tam olarak saptanması için tanık sözlerinden ayrı olarak işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadadır. O halde, bu araştırma yönteminin ve izlenecek yolun ne olması gerektiğinin saptanması zorunludur. Bu tür davalarda öncelikle iddia sahibinin gerçek nüfus kayıtlarıyla Kurumda ve iş yerinde kayıtlı olan şahsın nüfus kayıtları dikkate alınarak iş yeri kayıtlarındaki şahsın titizlikle araştırılması gerekir. Öte yandan, iş yeri kayıtlarından, bildirime konu dönemlerde davacı ile birlikte çalıştığı saptanan bordro tanıklarının çağırılarak beyanlarına başvurulması ve taraflarla yüzleştirilmesi sağlanmamış, bu yönde zabıta marifetiyle araştırma yapılması ve sigortalıyı çalıştıran ve kendisini yakından tanıması gereken yetkili kişi ya da kişilerin bilgisine başvurulması gereğine uyulmamıştır.
Belirtilen dönem bordrolarında ismi geçen ...’ın açık kimliği ve sigorta sicil numarası olmadığından çalışmanın hangi ...’a ait olduğu belli değildir. Kurumdan çalışmanın geçtiği ..... ilinde sigortalı başka ... olup olmadığı, ayrıca ..... nüfusuna kayıtlı ... isimlerinin varlığı ve bu işyerinde çalışıp çalışmadığı irdelenmelidir. Dönem bordrolarından, çalışılan aynı dönemde çalışanlar tespit edilerek sözü geçen çalışanın davacı olup olmadığı yönünde davacı ile yüzleştirme sağlanmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy