Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 12.09.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda %20 oranında iş göremez durumuna gelen Kurum sigortalısı...ya bağlanan gelirlerin ve ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Somut olayda; davalı şirkete dava dilekçesinin 08.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekilinin tebliğinden sonra süresi içinde sunduğu 09.10.2013 tarihli cevap dilekçesinde cevap süresinin uzatılmasının talep edildiği, ancak bu dilekçede zamanaşımı definin ileri sürülmediği, Mahkemece cevap süresinin uzatılması talebinin reddine karar verildiği, tensip zaptının davalıya tebliğinin 02.12.2013 tarihinde yapıldığı, bu tebliğden sonra davalı şirket vekilinin 20.01.2014 tarihli dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, 29.04.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de yeniden ve ıslah yolu ile zamanaşımı definde bulunduğu, mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.06.2013 tarih 2012/10-1633 E. 2013/825 K. sayılı kararında; yasal süresi içerisinde ibraz edilen cevap dilekçesinde herhangi bir nedenle ileri sürülmeyen zamanaşımı definin sonradan ıslah yoluyla dahi ileri sürülebileceği belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 177. maddesi uyarınca; ıslah yargılamanın sona ermesine kadar her aşamada yapılabilir.
Hal böyle olunca, mahkemenin, davalının zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece davalının ileri sürdüğü zamanaşımının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalıya geri verilmesine, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.