Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, " Davaya konu iş kazası sonucu gelir bağlanan sigortalıda meydana gelen çalışma gücü kaybı oranı başlangıçta %42 iken, kontrol sonucu azalma ile %13,10’ye düşmüş olup; Mahkemece, sigortalının çalışma gücü kaybı oranının azalma ile düştüğü hususu gözetilerek; sigortalıya iş kazası ve meslek hastalığı gelirine girdiği tarihten itibaren %13,10 çalışma gücü kaybı oranına göre belirlenecek gelirin ilk peşin değeri ile; sürekli işgöremezlik gelirine girdiği tarih ile çalışma gücü kaybı oranındaki değişiklik tarihi arası dönem için, çalışma gücü kaybı oranındaki fark ( %42 - %13,10 =) %28,90 oranına göre fiilen yapılan ödemeler Kurum’dan sorulup, gerektiğinde bilirkişiye hesaplatılarak belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek taraf vekillerinin temyizi kabul edilerek bozulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, sigortalıya iş kazası ve meslek hastalığı gelirine girdiği tarihten itibaren %13,10 çalışma gücü kaybı oranına göre gelirin ilk peşin değeri ile; sürekli işgöremezlik gelirine girdiği tarih ile çalışma gücü kaybı oranındaki değişiklik tarihi arası dönem için, çalışma gücü kaybı oranındaki fark olan %28,90 oranına göre fiilen yapılan ödemelerin Kurum’dan sorulduğu, kurum zararının 14772,34TL olarak belirlendiği, Mahkemece, önceki kararın temyizinden Kurum vekili tarafından temyizden vazgeçildiği ve Kurum tarafından temyiz edilmediği gerekçesi ile davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle önceki kararla hükmedilen 7615,65 TL üzerinden karar verildiği anlaşılmakla birlikte, temyizden vazgeçme yetkisi olmayan kurum vekilinin vazgeçme talebi kabul görmeyerek taraflar yönünden temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulduğu anlaşılması karşısında, davalı yönünden usulu kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle eksik rucü alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy