Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, yersiz yapılan icra takibi ve haciz işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme, idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunun 134'üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Davacı, Kurumca yapılan bir takım hatalı işlemler neticesinde uğradığı zararın tazminini talep etmekte olup, uyuşmazlığın çözümünün aynı Kanunun 134’üncü maddesine göre iş mahkemesinin görevinde olduğu gözetilmeksizin, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.2014 tarih ve 2013/10-2277 E. 2014/90 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.