1-A... Ş...2-D... Ş... 3-Ö... Ş... adlarna Av. ... ile ... adına Av. ... arasındaki dava hakkında İş Mahkemesinden verilen 15.10.2014 gün ve .../... sayılı hükmün, Dairemizin 26.05.2015 gün ve .../... sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, İş Mahkemesinin verdiği 19.11.2015 gün ve .../...-.../... sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı HMK’nın 373/(5). maddesi uyarınca direndiği anlaşılmış olmakla ve Direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. Maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci maddedeki;“ Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davacıların avukatınca talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemizin 26.05.2015 günlü ilamıyla, ihtilaf konusu 08.12.2004-01.03.2007 tarihleri arasında yürürlükte bulunan düzenlemeler çerçevesinde sigortalının maluliyet durumunun tespitinin gerektiğinden bahisle, istemin reddine dair Mahkeme hükmü bozulmuş ise de; dava dosyası içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu raporundan sigortalının maluliyet durumunun ihtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, yanılgıya dayalı Dairemizin 26.05.2015 gün ve .../... sayılı ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
O hâlde, Dairemizin bozma ilamı kaldırılarak Mahkemenin hükmü onanmalıdır.
SONUÇ:1-Mahkemece verilen direnme hükmünün açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizin Mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin 26.05.2015 gün ve .../... sayılı ilamının kaldırılmasına;
2-Hükmün esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy