Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dairemizin 2009/17296 – 2011/4977 sayılı onama ilamı ile kesinleşen Kartal 4. İş Mahkemesi'nin 2007/264 esas ve 2009/649 karar sayılı davada, 26.07.2003 tarihli iş kazasında yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan sosyal sigorta yardımlarının (tedavi giderleri ile geçici işgöremezlik ödeneklerinin) alt işveren olarak nitelenen ve %50 kusurlu bulunan ... ile % 5'er oranında kusurlu bulunan 3. kişi konumundaki ... ile ...'dan tahsiline karar verilmiş; iş bu davada ise belirtilen davada taraf olmayan, ancak ilk davada alınan kusur raporunda asıl işveren olarak %20 kusurlu bulunan ... ile diğer davalılara husumet yöneltilerek, bakiye Kurum zararının 506 sayılı Yasa'nın 26 ve 87. maddeleri uyarınca tahsili istenilmektedir.
Yapılan yargılama sonunda, ayrı bir kusur raporu alınmayıp, yukarıda belirtilen davada dayanılan kusur raporu hükme esas alınmış ise de, anılan kusur raporunun o davada taraf olmayanlar yönünden bağlayıcı bulunmadığı gözetilerek, taraf birliği bulunmayan iş bu rücu davasında yeniden kusur incelemesi yaptırılması gerekir.
Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasanın 26, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde mahkemece yapılacak iş, davalı şirketler arasında kazanın gerçekleştiği işe ilişkin sözleşmeleri getirtip, anılan düzenlemeler kapsamında aralarındaki hukuki ilişkiyi belirlemek ve olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu aldırılmaktır.
O hâlde, davalı ... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine, 10.05.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy