Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava, İsviçre sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olduğunun, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.3.1978-17.7.1978 tarihleri arası davalı Kurumca kabul edilen 135 gün 5510 sayılı yasanın 4/1-a kapsamında yurt içi çalışması bulunan davacının, 17.11.2011 tarihli borçlanma başvurusu üzerine 5400 gün yurtdışı sigortalılık süresini 4/1-a kapsamında borçlandığı ve 5.9.2012 tarihli tahsis talebinin davalı Kurumca reddedildiği, ikinci tahsis talebi olan 15.4.2014 tarihli dilekçesine istinaden 1.3.1978 tarihi sigorta başlangıcı kabul edilerek 135 gün yurt içi hizmeti ve 5400 gün yurt dışı borçlanma süresi üzerinden 4/1-a kapsamında 1.5.2014 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, davacı tarafından, 1.10.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını ve yasal faizi ile birlikte tahsili talepli iş bu davanın açıldığı, Mahkemece, davacının SSK kapsamında geçen 225 gün zorunlu sigortalılık süresinin geçerli olduğunun ve Türkiye 'de 01/03/1978 sigortalılık başlangıcına göre talep tarihi olan 05/09/2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı ve tarihi takip eden aybaşı olan 01/10/2012 tarihinden itibaren geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve bu tarihten itibaren 14/04/2014 tarihine kadar her ay ödenmesi gereken aylık miktarlarına yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. Bu çerçevede; davacının yurt içi çalışması olan 135 gün dışındaki sürenin geçerliliğine yönelik her hangi bir talebi bulunmadığı halde bu yönde 225 gün sigortalılığının geçerli olduğuna karar verilip bu sürenin tahsise esas alınarak yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, davacının talebi doğrultusunda tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy