Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Temyize konu uyuşmazlık, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi ve iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, davalı şirketin İncirlik Askeri Üssünde görev yapan ... askeri personeline hizmet sunan müteahhit şirket olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar ev hizmetleri ve çocuk bakıcısı vb işlerde davalı şirkete bağlı olarak çalıştığını ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili, davacının Amerikalı ailelerle bizzat anlaşarak onların evlerinde çalıştığını, davacının ücretinin evinde hizmet verdiği ... askerleri tarafından ödendiğini ve davacı ile davalı şirket arasında her hangi bir bağlantı ya da iş sözleşmesi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Dosya kapsamından; davacının, ..... Üssünde görev yapan .... askeri personelinin evlerinde, ev işleri ve çocuk bakıcılığı yaptığı, askeri üsse giriş yapabilmesi için davacıya kimlik kartı çıkartıldığı, davacının üsse düzenli olarak günlük giriş çıkış yaptığı, davacı tanıklarının beyanlarından; davacının davalı şirket tarafından işe alındığı, askeri personelin tayininin çıkması gibi hallerde oluşan boşluklarda, davacının aynı hizmeti sunmaya hazır şekilde davalı şirketin talimatını beklediği ve yeni gelen personel ile irtibatın yine davalı şirket tarafından sağlandığı, hizmet edilen askeri personelin dönem dönem değişmesine karşın, iş ilişkisinin devam ettiği süreçte davacının muhatabının davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, iş sözleşmesinin bağımlılık ve devamlılık unsurlarının taraflar arasında gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davalı yanca, davacıya ödenen ücretin kendisine hizmet edilen askeri personel tarafından ödendiği savunulmuş ise de, ücretin 3. kişi tarafından ödenmiş olması taraflar arasındaki iş sözleşmesini ortadan kaldırmaz.
Bu kapsamda, davacı ile davalı şirket arasında 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirsiz süreli iş sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekir. Emsal mahiyetteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarih ve ...........-........... E-K.; Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarih ve ......-..... E-K sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
Hâl böyle olunca mahkemece; işin esasına girilerek, tüm deliller toplanıp, uzman bilirkişiden rapor alınarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu husus bozma nedenidir
O hâlde, davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davacıya iadesine, 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy