Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, trafik-iş kazasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, ilamında belirtilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu trafik-iş kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu bulunan davalıdan, çalışma gücü kaybına uğrayıp sonradan ölen sigortalıya fiilen ödenen peşin değerli gelirlerin rücuan tazminine karar verilmiştir. Davacı Kurum, dava dilekçesinde sigortalıya ödenen geçici işgöremezlik ödenekleri ile yapılan tedavi giderlerinin de rücuan tazminini istemiş olup, mahkemece fazlaya ilişkin istemin de reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair önceki hükmü Dairemizin 05.12.2014 tarih ve 2014/1975-25768 karar sayılı ilamıyla, “davalının kullandığı 06 T 2080 plakalı aracın davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 30.10.2001 tarihini kapsar şekilde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunup-bulunmadığı araştırılarak yukarıda belirtilen yasal düzenleme gözetilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılamada, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmadığı anlaşıldığı halde, davalının 6111 sayılı Yasanın 59 ve geçici 1. madde ile getirilen düzenlemeden yararlanamayacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile geçici işgöremezlik ödemesi ve tedavi giderleri yönünden karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının silinerek yerine,
“1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
36.044,06 TL'nin (ilk peşin sermaye değerli gelire ilişkin fiili ödeme miktarı) gelir bağlama ve onay tarihinden,
6.425,22 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihlerinden,
3.289.99 TL tedavi giderinin ise sarf tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 3.125,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine,
4-Yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen miktar yönünden davacı vekili yararına hesap edilen 5.491,11 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Sigortalının çalışma gücündeki azalmanın ve hak sahibinin ölümünün davanın açılmasından sonra meydana gelmesi nedeni ile red edilen kısım bakımından davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yapılan toplam 1.325,10 TL masraftan kabul ve red oranı göz önüne alınarak 780,00 TL masrafın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-HMK 333. maddesi gereği karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine” yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.