.....
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun dava dilekçesinin içeriğini belirleyen 119. maddesinde “(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e)Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, HMK 119 maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunması, bulunmaması halinde tamamlanması zorunlu unsurlardan olan davalının açık adresinin, davacı vekili tarafından bildirilmemiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiş ise de, davacı vekiline hitaben düzenlenen muhtırada, dava dilekçesinde davalılardan ...'ın adresi bulunmadığından, HMK'nun 119. maddesi gereğince, adres ve kimlik bilgilerinin gönderilmesi hususu bildirilmiş olup, muhtıra içeriğinde ihtara uyulmamasının hukuki sonuçlarının gösterilmediği, bir başka ifadeyle kanuni süre içinde muhtıra gereği yerine getirilmediği takdirde "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" yönünde ihtar sonucunu içermediği, bu suretle, ihtar (muhtıra) içeriğinin usulüne uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, eldeki davada, davalıların sorumluluğu yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluk ve aralarındaki ilişki de ihtiyari dava arkadaşlığı olup, ihtiyari dava arkadaşlığında; yargılama safhası ortak olmakla birlikte, her dava arkadaşının davasının diğerlerinden bağımsız olduğu, yani, dava arkadaşı sayısı kadar dava bulunduğu gözetilmeksizin; tüm davalılar yönünden bir ayrım yapılmaksızın, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, diğer davalı ... yönünden davaya devamla, mahkemece işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....