Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ...sigortasına giriş tarihi olan 06.01.1981 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun ve 27.09.2013 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin 6.1.1981 olarak tespiti ve 27.9.2013 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması istemine dair olup, mahkemece sigortalılık başlangıç tarihinin 6.1.1981 olarak tespitine, ancak dava ve tahsis tarihi itibariyle tahsis koşuları yerine gelmediğinden tahsis talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
06.01.1981 tarihinde ... sigortasına tabi çalışması ve 22.12.2011-10.6.2013 tarihleri arası 42 gün 4/1-a bildirimi bulunan, 27.9.2013 tarihli tahsis talep tarihine kadar 5000 gün prim borçlanması ile birlikte 5042 prim gün sayısı ve 51 yaşını dolduran davacının, 506 sayılı Yasanın Geçici 81/B-c hükmünde öngörülen (46 yaş, 25 yıllık sigortalılık süresi, 5075 gün prim ödenmiş bulunmak) koşullarını dava ve tahsis talep tarihinde yerine getirmemekle birlikte, yargılama devam ederken Kurumdan gönderilen belgelerden, davacının 27.10.2015 tarihinde 35 gün daha borçlanma yaptığı böylece ödeme tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-c hükmünde öngörülen yaşlılık aylığı bağlama koşullarını yerine getirdiği belirlendiğinden, en son borçlanma tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2015
tarihten itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy