Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava dışı asıl borçlu limited şirketin ortağı olduğundan bahisle, 2008/4-2012/2 dönemleri arası hesaplanarak gönderilen ödeme emirlerinin iptali için açılan işbu davada, kuruma itiraz edildikten sonra, davalı Kurumca, davacının ortak olduğu dönemdeki borçlardan hissesi oranında borçlu olduğu dikkate alınarak borcun yeniden hesaplandığı, davacının taksitlendirme talebinde bulunması üzerine yeni borcun ödeme planına bağlandığı, mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hatalı işlemi nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen (dava konusu alacağın ödenmesi, ödeme planına bağlanması vs.) bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Bu çerçevede; eldeki davada, gerek davalı Kurumca ödeme emrine konu borcun yeniden hesaplanarak belirlenmesi ve gerekse de hesaplanan borcun davacı tarafça taksitlendirilerek ödenmesinin taahhüt edilmesi karşısında, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı
gerektirici sebeplere göre, aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Her ne kadar kurumun hatalı işlemi olduğu belirgin ise de, açılan işbu davada ödeme emirlerinin tümünün iptalinin istenilmesi ile davacının şirket ortağı olduğu dönemdeki borçlardan hissesi oranında sorumlu olduğu belirgin olduğundan, her iki taraf lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hükmün vekalet ücretine ilişkin (4) nolu bendinin silinerek yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.800,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy