Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava, 2926 sayılı Yasa kapsamında bağlanan ölüm aylığının iptali ile 506 sayılı Yasa kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece verilen ilk karar, dairemizin 19.10.2015 günlü ve 2015/13650 Esas, 2015/17191 Karar sayılı ilamıyla, “Dava konusu somut olayda, davacı, kendisine aylık bağlanırken murisinin son sigortalılık süresinin de eklenmesi suretiyle aylık bağlanması yolunu tercih etmiş ve 2926 sayılı Yasa kapsamında geçirilen sürelerin de bağlanacak aylıkta dikkate alınmasını talep etmiş olup, sonradan bu tercihin değiştirilmesine yasaca olanak bulunmadığının dikkate alınması gereğine” işaret edilerek inceleme yapılmak üzere, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, davacının murisinin son sigortalılık süresi olan 16.07.2008-14.07.2009 tarihleri arasında kalan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresine ilişkin doğmuş olan prim borçlarının davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyulan bozma ilamı kapsamında, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy