Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, müteveffa babasının yurtdışı ve askerlik sürelerini borçlanabileceğinin ve ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Eldeki davada, mahkemece davacının ölüm aylığı talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmakta ise de, infazında tereddüt yaratacak şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün 1. fıkrasının “c” bendinin tamamen silinmesi ile yerine “davacının murisi üzerinden ölüm aylığı tahsisi talebinin reddine” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıdaki temyiz harcının davacıdan alınmasına, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy