... vekili Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-...İmalat San. Tic. Ltd. Şti. aralarındaki dava hakkında ... 4. İş Mahkemesi tarafından verilen 20/04/2017 günlü ve 2015/421-2017/154 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Gıyabi hükmün davalı ... İmalat San. Tic. Ltd. Şti.’ne usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davalı şirketin dosya içersinde mevcut ... Sanayi Odasında kayıtlı son adresinin “... Mahallesi 919. sok. no:15 ...-...” olmasına rağmen şirketin “... Mahallesi 919. Sok. no:43 ...-...” adresine tebliğe çıkarılıp, bila tebliği iadesi üzerine de aynı adreste 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Nizamnamesinin 18. maddesinde de; selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır. Tebligat hususu, açıklanan yasa maddeleri çerçevesinde irdelendiğinde; esasen davalı işveren şirkete baştan itibaren geçerli bir tebligat yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki; tebligatın yapılması gereken adres de yukarıda açıklanan nedenlerle yanlış değerlendirilmiştir.
Mahkemece, adı geçen davalı şirkete yöntemince gerekçeli karar tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten sonra, gerekirse Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy