Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... ile 1-.... adına Av. ..., 2-..., 3-... adına Av. ..., 4-... aralarındaki dava hakkında ... Aslliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 09.06.2016 günlü ve 2005/200-2016/469 K. sayılı hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Dosya arasından, uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli belgelerin bulunmadığı anlaşılmakla,
a- Davacı Kurum tarafından ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan 17.03.2002 gelire giriş tarihi itibari ile kurumca hesaplanan peşin değerli gelir miktarını gösterir tabloların ve gelir kararlarının onaylı ve okunaklı birer suretlerinin dosya arasına celbi sağlanmalı,
b- Meydana gelen olay nedeniyle yapılan ceza yargılamasına ilişkin olmak üzere ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/113 E. 2003/206 K. Sayılı dava dosyasının tamamının iş bu dava arasına alınması, bu mümkün olmadığı takdirde ise kesinleşme şerhli bir karar ile bu dosyada aldırılan Adli Tıp raporunun onaylı bir suretinin dava dosyasına celbi sağlandıktan sonra gönderilmelidir.
2-19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre,“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde hükmün davalılardan ...’e usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; öncelikle adı geçenin kayıtlı Mernis adresi tespit edilmeli, gıyabi hükmün şahsın Mernis sisteminde kayıtlı görünen adresine ilgili mevzuat hükümleri uyarınca usule uygun bir şekilde tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 27.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy