Mahkemesi:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No: 2014/74-2018/3
Dava, 09.10.2002 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin 1 ve 2. fıkraları gereğince davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne; 27.673.92 TL'nin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 26/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... İnşaat Tic. A.Ş., ... ve ...'den tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden murisleri ...'in mirasını reddetmiş oldukları anlaşılmakla ve yapılan araştırmaya göre adı geçen murisin vefat tarihinde terekesinin borca batık olduğu anlaşıldığından iş bu davalılar yönünden davanın bu gerekçe ile reddine, davacı tarafından davalı ... hakkında açılan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan ... mirasçılarından ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine;
1-Harcın bölünemeyeceği ve davanın reddi dışında davacıya harç yüklenemeyeceği gözetilmeksizin, karar ve ilam harcının tamamının davayı kaybeden davalılardan tahsili yerine, bir kısmının davayı kaybeden davalılardan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Mahkemece yapılan yargılamada, terekenin borca batık olması nedeniyle hükmen ret definde bulunan bir kısım ...’in mirasçıları hakkında terekenin borca batık olması sebebiyle TMK’nun 605/2 hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiş ise de, mirasın hükmen reddedilmiş olduğuna dair somut olgular, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde anlaşıldığından ve davacı kurumun bu durumu davanın başlangıcında bilebilecek durumda olmadığından aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:
1-Hükmün, 4. fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine “4- Alınması gereken 1890,45 TL karar ilam harcının davalılar ... İnşaat Tic. AŞ., ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,” ibaresinin eklenmesine,;
2-Hükümdeki davalılar ... ve ... lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin 8. fıkrasının hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... ve ...'den alınmasına, 08.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.