Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti ile birlikte yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, 27.03.1981 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini ve 01.03.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını istediği eldeki davada, Mahkemece, kabulüne karar verilen ilk hükmün dairemizin, 2016/561 Esas ve 2016/13446 Karar sayılı ilamı ile sigortalılık başlangıcının tespiti davası yönünden, davacının davasını somutlaştırması ve eksik araştırma yönüyle bozulmuş olup Mahkemece, yapılan inceleme sonrasında yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyası içeriğinde, 01.03.1981 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu ve 1981 yılı serilerinden olduğu ayrıca davacının bu sigorta sicil numarasını daha sonra da kullandığı, her ne kadar davalı işveren ... tarafından, işe giriş bildirgesi kabul edilmemişse de, Adli Tıp Kurumunun 07.04.2015 tarihli raporuna göre işe giriş bildirgesindeki mevcut imzanın işverene ait olduğunun belirlendiği belirgindir. Bozma sonrası yapılan yargılamada, davacının, davasını somutlaştırarak, işyerini konum olarak tarif ettiği, ne iş yaptığını açıkladığının görüldüğü, dinlenen tanık beyanlarının ise, aradan geçen uzun zaman değerlendirildiğinde, davacının tam olarak nerede çalıştığını bilemedikleri ancak davacı ve davalı işvereni tanıdıkları devamında, Kurumdan gelen yanıtta, işyeri dosyasının zamanaşımından dolayı imha edildiğinin bildirildiği, işyerinin 15.07.1980 - 31.12.1984 tarihleri arasında olduğu ayrıca işverenin o tarihlerde vergi kaydınında mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Makemece tüm dosya kapsamı değerlendirildiği zaman, aradan geçen uzun zaman değerlendirilerek tanıkların o dönemi hatırlayamamalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu ayrıca işyerinin o dönemde bordro vermediği için bordrolu tanığa erişilemediği ancak usulünce düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin mevcudiyeti dikkate alınarak sigortalılık başlangıcının tespiti yönünden davanın kabulüne karar verilerek sonuca göre de tahsis koşulları değerlendirilip bir hüküm tesis edilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.