Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dosyası incelendiğinde, davacının eşi ... şirket ortaklığından dolayı tahakkuk ettirilen prim borcundan dolayı davacı hakkında 2005/18294, 2006/18769, 2006/18770, 2007/27039 sayılı dosyaları ile takip yapıldığı, ödeme emirlerinin davacıya 17.02.20017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından; ödeme emirleri kendisinine tebliğ edilmeden önce 22.08.2014 tarihinde dava açıldığı anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanunun “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme emrine itiraz” başlığını taşıyan 58. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı adına düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş herhangi bir ödeme emri bulunmadan, davacı tarafından dava açıldığı belirgin olmakla, davanın menfi tespit davası gibi değerlendirilmek suretiyle, iptaline karar verilen ödeme emirlerinin tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeden karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün gerekçe kısmının son paragrafından sonra yeni bir paragraf olarak yazılmak üzere “Davacı adına düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş herhangi bir ödeme emri bulunmadan dava açılmış olduğundan, davaya menfi tespit davası olarak devam edilmiştir” cümlesinin yazılmasına ve hükmün 3'ncü bendinin silinmesine ve hükmün 1'nci bendinin silinerek yerine "... . Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/649 Esas 2008/1083 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in, muris borçlu ... mirasını reddettiği görülmekle, bu ret kararı uyarınca muris borçlu ... borçlularından davacı mirasçı ...'in hukuki sorumluluğu sona erdiğinden davanın kabulü ile, davacı borçluya ... tarafından 2005/18294, 2006/18769, 2006/18770, 2007/27039 sayılı dosyalarından tebliğ edilen davaya konu ödeme emirlerinin iptaline" yazılarak bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.