Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddesince meydana gelen Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesi 1. fıkrası ile “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Eldeki davada, ... 2.İş Mahkemesine ait 2009/258 E. -2010/699 K. sayılı hükümle ... yönünden reddine dair kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince 30.4.2012 gün 2011/2975 Esas 2012/7516 Karar sayılı ilamı bozma sebebi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Rücu alacağının sorumlularından biri olarak talepte bulunulan davalı ...’in kusuru olmadığının dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığına dair kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesine karşın Mahkeme tarafından işverenlik sıfatı bulunmayan davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda davalı ... yönünden davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 16.09.2019 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy