Mahkemesi:İş Mahkemesi
No: 2018/252-2019/62
Dava, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, davacı murisi ...'un, ... adıyla bilindiğini, 10.07.1996 tarihinde ... Koll. Şirketine biber ve patlıcan sattığını anılan şirketçe kesilen faturanın ... adına değil halk arasında bilinen adı olan ... adına kesildiğini, şirket tarafından tarımsal faaliyet kapsamında fatura ile ilgili Bağ-Kur çiftçi primi tevkifat hissesine ait meblagın nakden vakıflar bankasına yatırıldığını aslında ... adına kesilmesi gereken faturanın ... adına düzenlenmiş olması nedeniyle davacı murisi ...'un 2926 sayılı Yasa gereği Bağ-Kur sigortalılıgının 10.07.1996 tarihinde başladığına karar verilmesini talep ettiği, davanın reddine dair ilk kararın Dairemizin 24.05.2018 tarihli ilamı ile tevkifat listesinde kimlik bilgileri bulunan ... oğlu, 1942 Mersin doğumlu ... isminde bir kişi olup olmadığının tespiti için Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde Türkiye genelinde araştırma yapılmalı, araştırma sonucuna göre davacının beyanı alınıp talebinin aidiyete mi ilişkin olduğu yoksa aidiyet ile birlikte sigortalılık süresine mi ilişkin olduğu net olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünden bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yeniden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargitay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama "usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir.
Somut davada; Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulduğu görüldüğünden uyuşmazlık öncelikle aidiyet ve sonrasında sigortalilik tespitine ilişkin olmakla, ... oğlu, 1942 Mersin doğumlu ... isminde bir kişi olup olmadığının tespiti için bozma gerekçesine uygun olarak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde Türkiye genelinde araştırma yapılmalı,ayrıca ... ve ...'nin soyadları aynı olmakla vukuatlı nüfus kayıtları celp edilerek aralarında akrabalık ilişkisi olup olmadığı irdelenmeli,aidiyete karar verildiğinde muris yönünden tarımsal faaliyet araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy