Mahkemesi:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, yerel mahkemenin 07.03.2016 tarih ve 2014/15 Esas-2016/32 Karar sayılı kararının Dairemizin 06.03.2019 gün ve 2016/12909 Esas-2019/2066 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine, davacı vekilinin hükmün tavzih talebine ilişkin kararın yerel mahkemenin 22.05.2019 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın bozulması istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde ek karar ile tavzih talebinin reddine karar vermiştir.
Tavzih talebinin reddine ilişkin hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yerel mahkeme kararının, Dairemizin 06.03.2019 gün ve 2016/12909 Esas-2019/2066 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 305. maddesi incelendiğinde, hükmün tavzihi ancak hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesi için istenebilir. Hüküm fıkrasından da açıkça anlaşılacağı üzere, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacak, genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecektir. Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceğinden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 22.05.2019 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA, 13.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy