Mahkemesi:İş Mahkemesi
No: 2018/278-2018/393
Dava, ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne, Davacıya 25/12/1995 tarihinden itibaren babası üzerinden ölüm aylığı bağlanması ve birikmiş aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-25.12.1995 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı iken vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı alan davacı, 04.02.1991 tarihinde 506 sayılı Kanuna tabi olarak vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebi ile ilk kez 26.03.2014 tarihinde Kuruma başvurmuş ve Kurumca bu talep reddedildikten sonra eldeki davayı açmış olup, mahkemece davanın kabulüne davacının babasından da ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de; bağlanacak aylığın başlangıç tarihinin belirlenmesi bakımından, davacının 506 sayılı Yasa döneminde, yasanın 99'uncu maddesi kapsamında bir başvurusu bulunmadığı, kuruma ilk kez 26.03.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu da dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanunun 97’nci maddesi gereğince zamanaşımına uğramayan ölüm aylıklarının başlangıcının 01.04.2009 tarihi olması ile bu nedenle verilen hükmün kısmen kabul niteliği ve vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin de kısmen kabul kararına göre ve tarafların haklı çıktıkları oranlara göre tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün tamamen silinmesi ile yerine;
1-Davanın Kısmen kabulü ile aksine kurum işleminin iptali ve davacının 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan eşi yanında aynı yasa kapsamında sigortalı iken 04.02.1991 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığına hak kazandığının ve davacıya 01.04.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine,
2-Alınması gereken 25,20 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için takdir olunan 2.180,00 TL. Ücreti vekâletin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kısmen kabul niteliğine göre 2.180,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalı Kuruma verilmesine,
4-Davacının yaptığı tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti, keşif ücreti ve posta giderinden oluşan toplam toplam 447,95 TL yargılama giderinin kısmen kabul niteliğine göre ve takdiren 117,88 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,” hükmünün yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.