Bölge Adliye
Mahkemesi : ...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin; ...'nda 1987 yılında işe başlayıp 1999 yılında emekli olduğunu, müvekkilinin kadrolu olmakla birlikte Belediye-İş sendikasına üye olduğunu, sendikalı olması nedeni ile maaşına ek olarak ödenen kazançların da prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiğini ancak davalı kurumun, müvekkilinin kazancını ilk işe giriş tarihinden emekli olduğu tarihe kadar asgari ücret olarak bildirdiğini, müvekkiline emekli olduğunda cüzi miktarda tazminat ödendiğini, emeklilik maaşının da düşük olduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin maaşa ilave olan ek ödemelerin de göz önünde bulundurularak pime esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davada yargı yolunun caiz olmadığını, idare mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili belediye ile ilgili yapılan Sayıştay denetiminde dava konusunda ilişkin tespitler yapıldığını, hem davacı hem davalı tarafın SGK aleyhine zenginleştiğinin tespit edildiğini, yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen miktarın %20 sinin davalı kurum tarafından, %14 ünün davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, davacının mevcut durumdan haberdar olduğunu, müvekkilinin Sayıştay raporu doğrultusunda ödemesi gereken fazla primi ödemiş olduğunu, davacının kendi kusurunun davalı kuruma yöneltilemeyeceğini, davacının zamanında kendi imzaladığı bordrolara itiraz etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu vekili; davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının maaş bordrolarında imzasının bulunduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"-Davanın kısmen kabulü ile;
Davacı ...'ın davalı ... işverenliğinde kuruma bildirilen kazançlarına ek olarak,
01/05/1992 - 31/12/1992 tarihleri arasında 5.235.982,00 (eski) TL,
01/01/1993 - 31/12/1993 tarihleri arasında 15.289.358,34 (eski) TL,
01/01/1994 - 31/12/1994 tarihleri arasında 12.728.044,01 (eski) TL,
01/01/1995 - 31/12/1995 tarihleri arasında 19.597.230,00 (eski) TL,
01/01/1996 - 31/12/1996 tarihleri arasında 16.558.140,00 (eski) TL,
01/01/1998 - 31/12/1998 tarihleri arasında 138.993.560,00 (eski) TL,
01/01/1999 - 13/08/1999 tarihleri arasında 153.537.000,00 (eski) TL kuruma bildirilmeyen prime esas kazancının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
"-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacının ve müdahil idarenin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ... Vekili; Davacının çalıştığı dönemde almış olduğu maaşa göre SGK primlerinin yatırıldığını ve kuruma bildirimde bulunulduğunu, dosyaya ibraz edilen Sayıştay Raporunda da davalı belediyenin hakkılılığının ortaya konulduğunu, dinlenen tanıkların davalı ... ile husumetlerinin bulunduğunu, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini davanın zamanaşımına uğradığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine yönelik davalarda, 5510 sayılı Kanun 86. maddede (506 s. K m. 79), mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı ...’na (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292; HMK m. 202). Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa yine aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir (HMK m. 201).
5510 sayılı Kanun 82. maddede (506 sK. M. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
Mahkemece, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkin olarak yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında irdeleme yapılarak, hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda tespitin dayanağı olan TİS'in bulunup bulunmadığı, davacının TİS'den yararlanıp yararlanmadığı araştırılıp ve celp edilerek dava dosyasına eklenmeli yine anılan bilirkişi raporunda bahsedilen Sayıştay raporuda dosyaya celp edilerek ve bu kapsamda yargılama yapılıp bilirkişi raporu denetlendikten sonra gerekir ise yeniden bilirkişi raporu alınarak çelişkiler giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.