Mahkemesi:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
...
Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalı Kalecik Madencilik vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı şirkette 21/12/2004-26/12/2013 tarihleri arasında yer altında maden işçisi olarak çalıştığının ve prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, uyulan bozma ilamı gereğince yapılan yargılama sonrasında ise, “Bilirkişinin 27/02/2019 tarihli raporu doğrultusunda davacının genel toplamda 310 gün daha, hizmet sözleşmesine dayalı, eylemli olarak bilirkişi Av. ... ... tarafından hazırlanılan 27/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen prime esas kazanç miktarları üzerinden çalıştığının ve bu sürelerde 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi (506 sayılı Yasa’nın 2/1) gereğince sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine (Bilirkişi Av. ... ... tarafından hazırlanılan 27/02/2019 tarihli bilirkişi raporunun kararımızın eki sayılmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 18/07/2005 - 31/12/2013 tarihleri arasında kuruma bildirilen prime esas kazanç miktarlarının iptali ile söz konusu sürelere ilişkin olarak davacının bilirkişi Av. ... ... tarafından hazırlanılan 27/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen prime esas kazanç miktarları üzerinden çalışmış sayılması gerektiğinin tespitine”, karar verilmiş ise de, hükümde davacının hangi aylarda ne kadar prime esas kazançla çalıştığının kabul edildiği belirtilmediğinden hüküm infaza elverişli değildir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen açıklama ışığında mahkemece davacının davalı işyerinde hangi dönemlerde ne kadar prime esas kazançla çalıştığının kabul edildiği açık ve net belirtilmek suretiyle, infaza elverişli olacak şekilde hüküm kurulması gerektiğinden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin ve davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 04/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy