Mahkemesi: İzmir 1. İş Mahkemesi
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davacının eşinden dul aylığı almakta iken babasının da vefat ettiğini, babasından aylık için tahsis talebinin Kurum tarafından reddedildiğini beyanla, Kurum işleminin iptali ile babasından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili; davacının öncelikle dava şartı gereği Kuruma müracaat etmesi gerektiğini, davacının 02/09/2011 tarihinde vefat eden eşi ... dolayı ... tahsis nosu ile 506 sayılı Yasa kapsamında 01/10/2011 tarihinden itibaren dul/ölüm aylığı bağlandığını, davacının 1479 sayılı Yasa sigortalısı babası Mustafa Totan'ın Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 30/08/2012 tarihinde vefat ettiğini, davacının eşinin ve babasının ölüm tarihlerinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasanın 34. ve 54. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Davanın reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi kararlarına göre çalışmayan ve kendi çalışmalarından dolayı emekli aylığı almayan dul kadınların dul ve yetim maaşlarını birlikte alabileceğine dair hüküm verdiğini, davacının eş ve babasından bağlanacak aylıkların kurumlarının farklı olduğundan her iki aylığın bağlanmasında yasal engel bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B- BAM KARARI
"A-)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 1. İş Mahkemesi'nin, 30.05.2019 tarihli, 2017/353 E, 2019/198 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına;
2-Davanın kabulü ile;
Eşi ... üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan ... T.C. kimlik numaralı davacı ...'e, ayrıca 30.08.2012 tarihinde ölen babası ... Bağ-Kur sicil numaralı ... üzerinden, ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, ” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde 02/09/2011 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5510 sayılı Kanunun 4/1-a kapsamında kendisine ölüm aylığı bağlanan davacı hak sahibine bu kez, 30/08/2012 tarihinde vefat eden 1479 Bağkur sigortalısı babasından dolayı tahsis talebinde bulunulduğu, kurumca bu talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren, “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Eldeki davada ise davacının babadan dolayı hak sahipliği sıfatı, 01.10.2008 tarihi sonrası, 02/09/2011 tarihinde kocanın ölümüyle kazanıldığından hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükteki mevzuat gereği, özellikle 5510 sayılı Yasanın 54. maddesi kapsamında irdeleme yapılmak suretiyle davacı hakkında hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihe göre uygulanması gereken yasal mevzuat irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy