Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak
ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davacının 08.04.2004-30.09.2009 tarihleri arasında ... Köyü Tüzel Kişiliği nezdinde dikim sahası bekçisi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 08.04.2004-08.05.2005 tarihleri arasında davacının köy bekçisi sıfatı ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
İnceleme konusu dosyada; Davacının 08.05.2004-30.09.2009 tarihleri arasında orman dikim sahası bekçisi olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının 08.05.2004-08.05.2005 tarihleri arasında çalıştığına dair ilk kararın köy karar defterinin, orman işletme kayıtlarının celp edilmesi, muhtar ve azaların dinlenilmesi gerektiği yönlerinden bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Somut dosyada; ... Köy Tüzelkişiliği adına işyeri tescil kaydı bulunmadığı, davacının 5510 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca sigortalılık tescil kaydının olmadığı,01.02.2001-10.3.2010 tarihleri arasında 9 yıl 1 ay 9 gün mecburi tarım sigortalılığının bulunduğu,davacının 2008/10. ve 11.aylarda orman dikim işçisi olarak çalıştığına ilişkin puantaj kaydı bulunduğu, ... Köyü ihtiyar kurulu ile davacı arasında yapılan 08.05.2004 tarihli sözleşmeyle yıllık 1.200.00 TL ücretle dikim sahası bekçiliği görevinin davacıya verildiği, 11 adet kıl keçisinin dikim sahasında otlatma yapması nedeniyle davacı tarafından tanzim edilmiş 21.08.2005 tarihli tutanağın dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
... Orman İşletme Müdürlüğünün 25.01.2016 tarihli yazısında, ... Köy Tüzel Kişiliğine verilen ağaçlandırma sahasının korunmasının köy Tüzel Kişiliğine verildiğinin ve ödemelerin Köy Tüzel Kişiliğine yapıldığının, İşletme Müdürlüğünde ...'e ait puantaj kaydının olmadığının bildirildiği, ekinde Köy Tüzel Kişiliği ile yapılan Korumaya muhtaç sahanın korunmasına ilişkin sözleşme örneklerinin sunulduğu, ilk sözleşmenin 01.04.200 tarihinde yapıldığı ve o yıl için toplam 1.953,00.TL ödeneceğinin belirtildiği, 2005 yılında 3.693,00.TL, 2006 yılında 4.775,00.TL,2007 yılında 5.806,10.TL, 2008 yılı için 5.258,47.TL, 2009 yılı için 5.248,10.TL ödeneceğini belirtildiği, Köy tüzel kişiliğinin 13.04.2004 tarihli kararda ... Orman İşletme şefliğinin 2003 yılında yaptığı ağaçlandırma köy sınırları içinde kalmakta olan sahanın korunmasının köy tüzel kişiliği adına yapılacağının belirtildiği, en son 01 04.2009 tarihinde olmak üzere her yıl yenilendiği, sözleşmelerde köy tüzel kişiliği adına muhtar ve azaların imzasının bulunduğu görülmektedir.
Somut dosyada, davacı tarafından tanzim edilen 21.08.2005 tarihli saha tutanağı gözetilmeli, orman işletme müdürlüğü tarafından gönderilen sözleşme içerikleri ve bu kapsamda üç ayda bir ödeme yapılmasına dair kayıtlar gözetilip bu hususda o dönemde görevli ve bu konu ile ilgili orman işletme yetkilileri ile görev yapmış muhtar ve azalar ve davacının çalışması konusunda bilgi sahibi olan köy sakinleri re'sen belirlenip dinlenmek suretiyle sözleşme dönemleri kapsamı davaya konu uyuşmazlık ile aynı dönem olduğundan bu dönemde davacı dışında başka bir şahıs tarafından bu görevin yerine getirilip getirilmediği araştırılmalıdır. Ayrıca ilgili orman işletme müdürlüğünden ödemeye ilişkin kayıtlar celp edilip istenmek suretiyle bekçilik ihtiyacının orman işletme kayıtlarında yer alan sözleşme dönemlerinde devam etmesinin gerekli ve zorunlu olup olmadığı sorulmalı, bu görevin köy tüzel kişiliği tarafından davacıya ya da başka bir kişiye verilip verilmediği araştırılmalı, bekçilik görevi yerine getirilmemiş ise bir idari soruşturmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise orman işletmesi ve köy tüzel kişiliği tarafından ne gibi önlemlerin alındığı yöntemince araştırılmalıdır.
Diğer yandan davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin sicil dosyası celp edilip sigortalılık prim ödemelerini gösteren sigortalılık bilgileri istenilmeli, ve ayrıca kurumun red ya da kabulünde bulunan sigortalılık süreleri de sorulup açıklığa kavuşturularak talep irdelenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'ne iadesine, 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.