MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/463 E., 2021/1628 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/602 E., 2016/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 04.06.2014 tarihli dilekçesi ile davacıya ait üç ayrı işyerinden bildirilen sigortalılara 01.01.20 04... .09.2008 tarihleri arasında ödenen özel sağlık sigortası, kira yardımı, yılbaşı yardımı, tahsil yardımı ve bayram yardımının prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğinin tesbiti ve bu nedenle yersiz ödenen sigorta primleri ve işsizlik sigortası primlerine mahsuben 100.000 TL'nin Kuruma yatırıldıkları tarihi takip eden aybaşından yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 27.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 193.837,46 TL'e yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 12.10.2016 tarih ve 2014/602-2016/388 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2016 tarihli kararının, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2017 tarih ve 2017/215-2017/1296 sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaya konu kalemlerin prime esas kazanca dahil edilip prim tahsil edilip edilmediği Kurum kayıtları ile teyit edilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, çalışan her bir sigortalı bazında ödenen dava konusu tutarlar tespit edilip varsa iadesi gereken tutarın Kurum verileri ve ihale makamından alınabilecek belgeler ile doğrulandıktan sonra usulünce belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, "1-6100 sayılı HMK'nın 3 56... . maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine,
2-6100 sayılı HMK'nın 3 56... . maddeleri uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne,
3-Ankara 17. İş Mahkemesine ait 12.10.20 16... /6 02... /388 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine;
4-Davanın kısmen kabulü ile 187.136,30 TL alacağın her aya ilişkin primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
A) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekili tarafından temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
3.Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. maddesinde bölge adliye mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir.
4.Yukarıda belirtilen hükümlere göre bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtayın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
5.İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge adliye mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359. maddesi hükümlerine göre ve 360. maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafından özel daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır.
6.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, uyulan bozma ilamı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince hüküm Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile istinaf incelemesi yönünden ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Nitekim YHGK'nın 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar; 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının tamamı silinerek yerine,
"1-Davanın kısmen kabulü ile 187.136,30 TL alacağın her aya ilişkin primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Davalı Kurum harç giderinden muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından peşin harç 1.707,75 TL ve ıslah harcı olan 1.603,00 TL olmak üzere toplam yatırılan 3.310,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 21.549,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 992,00 TL yargılama giderlerin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 957,71 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafça yapılan 92,00 TL yargılama giderlerin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3,18 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7/3 ve 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 13/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.