Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ev işyerinde 01.10.2010 – 21.07.2014 tarihleri arasında ev hizmetlerinde çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile: davacının davalı ...'a ait ... İli ... Mahallesi 5225 sokak No:19 adresindeki konutta ev hizmeti işlerinde 01.10.2010-21.07.2014 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığı 1371 günlük sürenin kuruma bildirmediği anlaşılmakla bu süre yönünden çalıştığının tespitine, tesbit edilen ve sigorta pirimi ödenmeyen günlerin davalı tarafından SGK ya ödenmesine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 26/12/2018 tarih, 2014/419 Esas ve 2018/831 Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı ... vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili; tanık beyanlarının davayı aydınlatmakta yetersiz olup diğer davalıyla husumetli kişiler oldukları, davacının eşinin davalılar yanında çalışıp davacının hizmet akdiyle çalışmasının bulunmadığı, davacıya gönderilen paraların sabit ücret olmayıp ücret olabilecek miktarın çok üzerinde bulunduğu,
Davalı ... vekili; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların gerekçesiz olup Anayasanın 141. maddesine de aykırı oldukları, davalı ...’nın Alsancak’ta ikamet etmekte olup zaten o dönemde yanında ... isimli çalışanının bulunduğu, ...’deki yazlık evde eşi ...’in yaşamakta olduğu, ...’nın nadiren gidip kaldığında ise yardımcısı ...’i de götürdüğü, davacının hizmetine ihtiyacının bulunmadığı, davacıya para gönderenin eşi ... olduğu, davacı ile tanık olarak dinlenen eşinin dahi kendilerini işe alanın ... olduğunu beyan ettikleri, bu nedenlerle husumet yokluğundan Esra hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece yapılan tespitlerin hatalı olduğu, 01.10.2010 işe başlama tarihinin nasıl belirlendiğinin belli olmadığı, davacı tarafından kış aylarında çalışma olmadığının beyan edilmesine rağmen yılın 12 ayı çalışılmış gibi karar verildiği ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerinin tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Dosya kapsamından; davacı ve eşinin davalıya ait evin müştemilatında ikamet ettikleri, davalı ... adına .../... adresinde tescilli ...sicil nolu bekçilik işyerinin 01.06.1999 – 30.09.2008 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ancak -beyanlara göre- davacının eşinin ... adresindeki yazlıkta çalışmasına rağmen davalı ... adına tescilli .../... adresinde kurulu özel şoför işyerinden 19.10.2010 tarihinden itibaren davacının eşine ait bildirimlerin olduğu, aynı işyerinden 01.11.2008 – 30.04.2014 arasında ... isimli bir çalışanın daha bildirimlerinin yapıldığı, davacıya ...tarafından 30.11.2010 – 19.07.2014 tarihleri arasında miktar ve tarihleri sabit olmayan çok sayıda para transferi yapıldığı, aynı tarih aralığında davacının eşine de düzensiz para transferlerinin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece öncelikle yapılacak iş davacının çalışma biçiminin belirlenmesidir. Davacının iddia ettiği çalışmaların hizmet akdi mi yoksa eşine yardım niteliğinde mi olduğu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Davacının hizmet akdine tabi çalışmalarının olduğunun kabulü halinde ise gerçek işverenin kim olduğu belirlenmeli, eğer davacıyı çalıştıranın davalı ... olmadığı anlaşılırsa yöntemince gerçek işverene de husumet yöneltilerek bu davalının göstereceği delillerle birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'a iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy