Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
Dava, davacının ... tarihleri arasında iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ve aykırı kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin sattığı ürünlerden yapılan kesintilerden dolayı,...tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya tâbi zorunlu tarım Bağ-kur sigortalılığının tescili için davalı Kuruma aleyhine ... İş Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan dosyada yapılan yargılama sonucunda, .... günlü ve .... Karar sayılı kararla, müvekkilinin sadece .... tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verildiğini, başkaca hiçbir zorunlu sigortalılık statüsü kapsamına dahil hizmeti bulunmayan müvekkilinin tarım işlerinde süresiz olarak hizmet akdiyle çalışmasından dolayı 5510 sayılı Kanunun ek 5. maddesi kapsamında sigortalılığının tescili için ... tarihli dilekçesiyle davalı Kuruma başvurduğunu, başvuru üzerine davalı Kurumca müvekkilinin .... tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak girişinin yapıldığını, bu tarihten günümüze kadar müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak yatırdığını, hal böyle iken davalı kurumca müvekkilinin ... tarihinde başlayıp .... tarihine kadar devam eden ve primleri düzenli olarak ödenmiş olan Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin tamamının, 5510 sayılı Yasaya göre ... tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık girişlerinin ziraat odası kayıtlarına istinaden yapıldığı gerekçesiyle, yasaya ve yöntemine aykırı olarak iptal edildiğini, ödenen primlerin de... tarihi itibariyle hesaplanarak fazla prim ödemesi olarak gösterildiğini, davalı Kurumca hiçbir bilgi ve belge verilmeden aradan geçen dört yıl gibi uzun bir süreden sonra hizmetlerinin iptali üzerine, müvekkilinin ...günlü dilekçesi ile "anılan dönemde Kurum tarafından ... tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı kanuna göre resen tescili yapılmış iken yine aynı Kanuna dayanılarak sigortalılığının iptal edildiğini öğrendiğini, oysaki anılan dönemlerde yine tarımla uğraştığını ve Kaklık Sulama Kooperatifinde kaydının bulunduğunu" belirterek sigorta primlerinin düzenli olarak ödendiğini, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yersiz, haksız ve dayanaksız bir biçimde iptal edildiğini beyanla bu yöndeki kurum işleminin düzeltilmesini talep ettiğini, ancak davalı Kurumun 69875490 sayılı yazısıyla iptal işleminde ısrarcı olduğunu beyanla, müvekkilinin sigortalılık hizmetlerinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline ve 7288364577 Tarım Bağ-Kur sicil no.lu müvekkilinin, davalı Kurumca iptal edilen .... tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı kurum vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini, eldeki davada, .... Bağ-Kur sicil ve ...T.C. kimlik numaralı sigortalı davacının iptal edilen .... tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin Kaklık Sulama Kooperatifi kaydının bulunduğu gerekçesiyle tekrar tescili istenmiş ise de 2926 sayılı Kanunun 10. maddesi hükmü uyarınca, geriye yönelik olarak sigortalılık tescilinde esas alınacak kayıtlar arasında "Sulama Kooperatifleri" kayıtlarının bulunmadığını, bu sebeple davacının talep edilen sigortalılık hizmetlerinin tescilinin olanaksız olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; Davacının 02/05/2011 - 30/01/2014 tarihleri arasında iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ve aykırı kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekilince, kararın bozulması talep edilmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI :
1479 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, değişiklikten önceki madde hükümlerinin öngördüğü koşullara sahip sigortalıların sigortalılıklarını sonlandırıcı etkiye sahip olmayıp, bu kişilerin sigortalılık nitelikleri geçerliliklerini korumaktadır ve anılan düzenlemeler, yürürlük tarihinden itibaren sigortalılık niteliği kazananlar yönünden kayıt ve koşullar içermektedir. Başka bir anlatımla, yeni düzenlemeler, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihlerden sonra ilk kez kayıt ve tescil edilecekler için uygulanmalıdır ki, buna aykırı bir düşünce, yasaca ve hukukça kabulü olanaksız olan kazanılmış hakları ortadan kaldırmak niteliğindedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; ilgili vergi, kanunla kurulu meslek kuruluşu, esnaf ve sanatkârlar sicil memurluğu kayıtları zorunlu sigortalılığın dayanak belgeleri niteliğinde olup, anılan kayıtlara sahip kişiler yönünden ancak, “(diğer) sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalma” ve “herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgularının birlikte gerçekleşmesi durumunda zorunlu sigortalılık söz konusu olabilir. Belirtilen kayıtların yokluğunda zorunlu sigortalılıktan söz edilemeyeceği gibi, anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme/sürelere ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi, ödemeler icra takibi sonucu gerçekleşmediği veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun, 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun kapsamında primler yatırılmadığı sürece ilgili yararına usulü kazanılmış hak olgusunu da oluşturmaz. Ne var ki; davacının prim ödemeye başladığı tarih yazılı talep olmasa bile, isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçer. Bu nedenle isteğe bağlı sigortalılıkta prim ve her türlü borçların ödenmesi halinde bu sürelerin sigortalık süresi olarak değerlendirilmesi 1479 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 79'uncu maddesi ile Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 9/b maddesi hükmü gereğidir. Bu nedenle davacının prim ödemelerinin ödeme tarihinden ileri doğru karşıladığı sürenin 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekir. Belirtilen açıklamalar kapsamında; davacı tarafından davalı kurum aleyhine .... İş Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile prim tevkifat tarihinden dava tarihi olan ... tarihine kadar Bağkur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, ... tarihleri arasında tarım Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının ....tarihine kadar olan sigortalılık talebin reddine karar verilmiş olup, bu tarihe kadar tespiti mümkün olmayıp, ancak davacının yapmış olduğu prim ödemeleri dikkate alınıp, ödenen primlerin ileri doğru karşıladığı sürenin 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı kurumdan davacının yaptığı prim ödemelerinin ne kadar süreyi karşıladığı sorularak, ... tarihi itibariyle karşıladığı süre kadar isteğe bağlı sigortalı olarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu hükümde zorunlu sigortalı olarak kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.