Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
Dava, maluliyet oranının ve maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, kalp yetmezliği hastalığı nedeniyle ... Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen rapora istinaden talep ettiği maluliyet aylığının reddine ilişkin kurum işleminin iptalini, maluliyet oranının ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı kurum davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulüne, Davacının 02/12/2015 tarihi itibari ile %60 oranında malul olduğunun tespitine, Davacının Kuruma başvuru tarihi olan 02/05/2016 tarihini takip eden aybaşı olan 01/06/2016 tarihinden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, kurum işlemlerinde hata bulunmayıp resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı olan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 25 ve 26. maddeleri olup, 25. maddeye göre “(1) Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
(2) Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.”
26. maddeye göre ise “...Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25'inci maddeye göre malûl sayılması, b) (Değişik bend: 17/04/2008-5754 S.K./14.mad) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır....”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95’inci maddesinde, malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Aynı yöndeki düzenleme 1479 ve 506 sayılı Yasa'lar kapsamında da mevcuttur.
Eldeki davada, davacının 02.12.2015 tarihli hastane raporuna istinaden 18.12.2015 tarihli tahsis talebiyle maluliyet aylığı talebinde bulunduğu, tahsis talebinin kurum tarafından reddedildiği, davacının bu karara itirazı sonrasında dosyanın Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, Yüksek sağlık Kurulunca düzenlenen 01.06.2016 tarihli raporda davacının işe maluliyetiyle birlikte girdiğine karar verilmesi üzerine davacının itirazının da reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmış, (her ne kadar maluliyetin başlangıcına dair bilgi, müzekkereyle ATK 2. Üst Kurulundan istenmişse de) ATK 3.İht.Krl. Raporunda “... doğumlu ...'in mevcut konjenital kalp hastalığı nedeniyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği muvacehesinde Ek-1 bölüm K.Kardiyoloji 6. Konjenital kalp hastalıları B maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60(yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğundan malul sayılması gerektiği, maluliyet başlangıç tarihinin 02/12/2015 (Hacettepe Üniversitesince düzenlenmiş sağlık kurulu raporu tarihi) olduğu oy birliği ile mütalaa olunur” görüşü mütalaa edilmiş ve bu rapora göre karar verilmiştir.
Bu durumda YSK ve ATK raporları çelişkili olduğundan Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınarak davacının çalışmaya başladığı tarihten önce maluliyetinin bulunup bulunmadığı sorulmalı oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.